Chris'in annesi, oğlunun öldüğü yere çiçekler bırakıyor.
Artık hayallere az rastlanıyor, insanların hayal sandıkları arzuları. Ulaşmak istedikleri maddelerin yansıması, olamadıklarının yansıması. Bir başka “ben” dünyası. Oysa hayaller “ben”in ötesindedir. Bu dünyayla ilgili değil, evrenin de ötesindedir. Görmediğimiz, yaşamadığımız hatta bilmediğimiz şeyleri, görebilme, yaşayabilme, bilebilme sanatıdır. Beynimizi bu dünyanın sıradan işlerinin ötesinde çalıştırabilmektir, arınabilmektir. Ama yok insanlar hayal kurmuyorlar. Hayal kurmadıkça öyle renksiz, öyle sığ, öyle ışıksızlar ki. Bir çiçeğe bakabilseler mesela, içinde yaşayabilseler, bir çiçek olabilseler. Bir renkleri olsa en azından biraz ümit verseler…
A'mak-ı Hayal



